• Cem Bülbül

Yeni'yi Yakalamak

Yeni kavramı son zamanlarda sıkça tartışılan ve hızla ilerleyen dünyamızı düşündüğümüz zaman çok da önemli ve birçok farklı görüşün olduğu bir kavram. İçinde bulunduğumuz yeni çağ ile insanların yeni ihtiyaçları var ve her meslek dalı kendi içinde buna ayak uydurmaya çalışıyor. Bu uğurda yeni buluşlar icatlar yapılıyor. Fakat mimarlıkta işlerin biraz değiştiğini düşünüyorum.


Mimarlık hali hazırda taklitle alakalı yani taklidi içinde barındıran taklit ile örnek alma ile ilerleyen bir disiplin. Mimarlar, isteyerek veya istemeyerek her zaman geçmişten etkilenir ve bu durum insanın aynı zamanda mimarlığın doğasında vardır. Bu yüzden mimarlıkta yeninin daha farklı olduğunu düşünüyorum, tamamen farklı bir yeniden konuşamayız çünkü yapılan her eser istemese dahi geçmişten bir iz taşır. Aslında burada taklit diyerek olumsuz bir şey hakkında konuşmuyorum. Taklit insanın doğasında var olan hatta doğayı taklit etmesi ile başlayan bir eylemdir. İlk çağları düşündüğümüz zaman insanların ilerlemesindeki en önemli eylem doğayı taklittir ve günümüzde dahi bu eylemimiz devam etmektedir. Pek çok mimari eserin doğadan ve doğadaki canlılardan direkt etkilenilip onların veya hareketlerinin taklit edilmesi ile ortaya çıkmaktadır. En güzel taklitlerden biri de zaten mimikri denilen ve tamamen doğadan etkilenerek yapılanlardır bence, çünkü doğanın kusursuzluğunu insanın göz zevkine gelecek ölçekte görmek beni hep heyecanlandırmıştır.


Bir diğer önemli unsur ise yeninin hızı ile alakalı, geçmişte bir şeylerin eski olması yüzlerce yıl sürerdi, şimdi ise her şey çok hızlı eskiyor. Bunun en önemli sebebi ise teknolojinin gelişmesi. Geçmişte yeni bir teknolojinin veya tekniğin bulunması daha sonrasında ise bunun mimarlığa dahil olması çok uzun zamanlar alırdı. Fakat günümüzde henüz bir proje tamamlanma sürecindeyken yeni teknolojiler üretiliyor ve mimar artık her yeni projesinde bu sefer önceki projemde yapamadığım neyi yapabilirim diye düşünmek zorunda kalıyor. Geçmişte mimarlık yapmak ne kadar zordu farkındayım tabii, ama günümüzde de her şeyin hızına yetişmek güncel ve yeni kalmak hiç de kolay değil.



Değinmek istediğim son önemli nokta ise mimarlıkta yeniyi yaratan ne? Tasarımın ilk aşamalarında bazı kriterler vardır ve mimarların öncelikleri bunlar ve değişiklikleri hakkında düşünmektir. Peki bu önem vermemiz gereken sürekli değişen kriterler neler? En önemlisi insan ikincisi ise gelişen teknoloji ve materyaller. Daha önce de söylediğim gibi teknoloji tasarım sürecinde yapım sürecinde hiç durmadan gelişiyor. Daha da önemlisi ise insan ihtiyaçları hiç durmadan değişiyor. Hem hızla değişen zaman hem de zamanın değiştirdiği çevre, doğa ve insan üçlüsü yeni ihtiyaçların doğmasına sebep oluyor. İnsan istek ve ihtiyaçları hiç durmadan hızla değişirken mimarlık gibi insan için yapılan bir meslekte insanları tatmin etmek için bu hıza ayak uydurmak ve güncel olmak gerek.


Özetlemek gerekirse mimarlar taklit ve ilhamlar ile her zaman yeniyi yapmayı sürdürürler ama bunu yaparken değişime ayak uydurabilmek istiyorlarsa insanları, değişen teknolojik koşulları ve geçmişi asla unutmamalıdırlar.

9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör