• Eda Yazıcı

Paskalya Adası'nın Yürüyen Heykelleri

Paskalya Adası, neşeli ismi ve yeşilliğinde uzanan kocaman insan yüzü heykelleriyle Şili’nin güneydoğusunda, Büyük Okyanus’un ortasında, en yakın kara parçasına 2000 km uzaklıkta, dımdızlak kalmış küçük bir ada. Çoğumuz bu adayı daha önce duyduk ve önceki cümlede tarif ettiğim resmi gördük, zaten kim bilir ne zamandır dünya turu listemizde duruyor. Pandemi biter de ziyaret etmek kısmet olur mu bilemem, ama bu adanın tarihi ve ağırlıkları seksen altı tona kadar varan “Yürüyen Kafaları” nın ilginç hikayesi kesinlikle öğrenilmeyi bekliyor.


Kaynak: https://www.easterisland.travel/easter-island-facts-and-info/moai-statues/


Paskalya Adası, Avrupalılar tarafından coğrafi keşifler sırasında keşfedilmiş. Paskalya Bayramı’nın önceki günü keşfedildiği için de bu neşeli isim alakasız olsa da üstüne yapışmış. Önceleri bu ada çok kimselerin umrunda olmamış, çünkü devasa heykellerinin varlığı dışında adada kayda değer hiçbir şey yokmuş. Kendilerini Rapa Nui olarak adlandıran birkaç yüz fakir yerli, bir zamanlar tarım yapıldığı anlaşılan araziler bulunsa da, adada ağaç bile yokmuş. Durum böyle olunca tropik kuşakta bulunan, palmiyelerden gözükmemesi gereken bu adanın durumu ziyaret edenleri şaşırtmış, ama bu konunun üstünde uzunca bir süre durulmamış. Ada halkının da zaten var olan dertleri de Avrupa’dan gelen hastalıklarla iyice artmış, kültürleri de yavaş yavaş asimile olmuş. Ama neyse ki, sözlü olarak kuşaktan kuşağa geçen hikayeler bugüne kadar yaşamış, ve deneysel arkeoloji ile birleşerek adanın gizemine ışık tutulmasını sağlamış.


Fotoğraf: Yann Arthus Bertrand, Kaynak: https://www.buzzfeed.com/donnad/35-breathtaking-aerial-photographs


Adanın ilk yerleşimcilerinin Polinezyalılar olduğu günümüzde biliniyor, yerleşim tarihleri netlik kazanmasa da 1200 yılı kadar geç bir tarih bile olabilir. Ne zaman yerleşmiş olurlarsa olsunlar, adayı çabucak sahiplenmişler ve ne yazık ki kendilerinden sonra gelen Avrupalıların kendilerine yaptığı gibi, bilmeden de olsa, adanın kendilerinden önceki asıl sahibi olan doğayı yavaş yavaş katletmişler. Tıpkı Avrupalıların hastalıkları yanlarında taşıması gibi, onlar da bir tür sıçanı gemileriyle birlikte adaya taşımışlar. Bu hayvanlar adanın ekosistemini alt üst etmiş; Polinezyalılar da onlardan aşağı kalmamış ve kimi zaman iç savaşlarında üstünlük sağlamak, kimi zaman da tarım arazilerine yer açmak için adaya özgü palmiye türünü katletmişler. Bu savaştan kendileri de nasiplerini almış, uzunca bir süre kıtlık ve kaynak yetersizliğiyle boğuşmuşlar. Ekosistem ne yazık ki hiçbir zaman toparlanamamış, ada bu yüzden hala çorak ve gölge yapmak da devasa heykellere düşüyor.

Kaynak: https://www.easterisland.travel/easter-island-facts-and-info/moai-statues/

Bu devasa heykellerin yerel isimleri “Moai”. Rapa Nui’nin atalarını ve krallarını simgeliyorlar. Radyokarbon testlerine göre 1100 ve 1680 yılları arasında, adanın volkanik dağlarının eteklerinde taşların ilkel aletlerle şekil verilerek oyulmasıyla yapılmışlar ve ocaklardan kilometrelerce uzakta olan sahil şeridine bir şekilde taşınmışlar. Bu taşınmanın nasıl olduğu sorusu uzunca bir süre araştırmacıların kafasını kurcalamış, adada ormanların yok edildiği göz önüne alınınca da kalasların tekerlek niyetine kullanıldığı teorisi güçlenmiş. Fakat yerli halka heykellerin nasıl taşındığı sorulduğunda verilen cevap her zaman “Atalarımız Yerlerine Yürüdü” olmuş.


Bu cümle arkeologların kafasını uzunca bir süre kurcalamış ve birçok arkeolog “acaba?” diyerek bu cümle üstüne düşünmeye başlamış. Akıllarında olan, halatlarla heykellerin çekilerek ilerletildiği ve denge üstüne kurulu bir sistemmiş. Adada taşınırken sahil şeridine ulaşamamış ve ocakta yarım olarak bulunan heykellerin üzerinde yapılan incelemelerde bu heykellerin yerlerine ulaşmış olanlardan farklı olarak ağırlık merkezlerinin öne doğru eğimli olduğu ve taban alanlarının daha geniş olduğu keşfedilmiş. Yerine ulaşan heykeller üstünde yapılabilecek modifikasyonlarla ağırlık merkezi ve taban alanı değiştirilebileceği için halat teorisi bulunan diğer kanıtlarla birleşerek güçlü bir hal almış.

İki arkeolog Terry Hunt ve Carl Ripo bu teoriyi sonunda test etmeye karar vermiş ve Moai’lerden birinin gerçek boyut ve ağırlıkta bir replikası titizlikle çalışan bir endüstriyel tasarımcıya sipariş edilmiş. Replika heykel bir sene sonra tamamlanmış ve 2012 yılında Paskalya Adası’nda, kendisini halatlarla yürütmeye gönüllü 30 kişilik bir ekibin karşısında hazırmış.

Kaynak: National Geographic, https://www.youtube.com/watch?v=YpNuh-J5IgE

Olayların bundan sonraki kısmı tahmin edebileceğiniz şekilde gerçekleşiyor: İki gün içinde bitmesi gereken deneyin birinci gününde katılımcılar halat çekme yarışıyla belirlenen iki eşit güçte gruba ayrılıyor ve deneyler başlıyor. Birinci gün deneyin sonu hazin oluyor, heykel ilerletilemiyor. İkinci gün deney bitirilmek zorunda olduğu için herkes heyecanlı ve endişeli, heykel bir kez yere kapaklandığı için umutlar tükenmek üzere. Gerçek heykellerde yapılan son dakika incelemeleri ve gönüllülerden gelen fikirler sayesinde taşıma şekli değiştirilmeye karar veriliyor, iki takım üç takıma bölünüyor ve deneye verilen sürenin bitmesine saatler kala bu yeni yöntem işe yarıyor. Replika Moai, yaklaşık 30 kişi tarafından 50 metre boyunca “yürütülüyor”, deney başarılı oluyor ve teori kanıtlanıyor. Tabii ki geçmişte olanları bilemeyiz, fakat bu teori gerçekte olabileceklere gayet yakın.

Kaynak: National Geographic, https://www.youtube.com/watch?v=YpNuh-J5IgE

Paskalya Adası ne yazık ki ismine ters düşen üzücü bir hikayeye sahip, ama yine de heykellerin taşınma hikayesi sürpriz yumurta etkisi yaratacak kadar şaşırtıcı. Bir gün yolumuz düşerse eğer, bu hikayeleri hatırlayalım.



Kaynakça:


The Secret of Easter Island, National Geographic Documentary

Easter Island Mystery Solved ? New Theory Says Giant Statues Rocked,

https://www.nationalgeographic.com/culture/article/120622-easter-island-statues-moved-hunt-lipo-science-rocked


https://en.wikipedia.org/wiki/Easter_Island


https://bilimveutopya.com.tr/paskalya-adasinin-dev-heykelleri Paskalya Adası’nın Dev Heykelleri, Prof. Dr. Nurdan İnan


https://www.youtube.com/watch?v=YpNuh-J5IgE

10 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör